Uyarı: Yazı, “Arkham Knight Rises”, “Herşeyin Suçlusu Iron Galaxy Studios mu?” ve “İnce Ayar Gerekli mi?” başlıklı bölümleri haricinde oyun hakkında yoğun miktarda spoiler içermektedir!

“Gotham’ın daha fazlasına, daha kötüsüne ihtiyacı var… Yeni bir efsaneye ihtiyacı var, benim şu an olabildiğimden daha güçlüsüne. Sadece Batman’in küllerinden yükselebilecek bir efsane.”

                                                                                                                      Batman

Batman ailesinin ölümü

Sevdiklerinin ölümünü izlemek… Anne babanızın gözlerinizin önünde vurulması. Daha da kötüsü sevdiklerinizin sizin hatanız yüzünden ölmesi. Ortağınız olan genç bir çocuk ve sevdiğiniz kadın. İkisi de daha en başından öldürmeniz gereken ama lanet olasıca ilkeleriniz yüzünden cehenneme yollayamadığınız bir palyaço tarafından katledilirse ne olur? Batman gibi hissedersiniz. Ya da belki de hissetmezsiniz. Dünya üzerindeki kimse onun eşi benzeri değildir. Ona yakın, onu anlayabilecek tek bir kişi vardı: Ölmüş olan ancak ölü hali dirisinden bile daha korkunç olan o aşağılık palyaço.

Ve şimdi de Batman, Barbara’nın intiharının ardından acı içerisinde duruyordu. Ama ayağa kalkmalı ve Alfred’in deyimiyle Barbara’nın ölümünü boşa çıkarmamalıydı. Bugüne kadar dayanmıştı, bir gece daha dayanabilirdi. Son kez görüneceği bir gece!

Arkham Knight Rises

Harley Quinn

Çizgi romandan siyah ekrana geçiş çoğu zaman başarısız olmuştur. Süper kahramanlar dijital oyunlara oldukça uyumlu bir konsept gibi görünse de işler gerçek hayatta bu kadar kolay yürümüyor. Bu yüzden 2009 yılında çıkan serinin ilk oyununun başarısını tarihi bir olay olarak nitelendirmek abes kaçmaz. Ardından gelen devam oyunu Batman: Arkham City ise kaliteyi bambaşka bir boyuta taşıdı. Oyun tarihinin en sofistike senaryolarından biri, dinlemeye doyamayacağınız bir soundtrack, başarılı seslendirmeler, benim gibi yan görevlerden nefret eden bir adamı bile cezbeden ve hikayedeki detayların anlaşılması açısından mutlaka bitirilmesi gereken yan görevler, NVIDIA’ya müthiş PR avantajı getiren PhysX efektleri. Oyunda kalite adına ne ararsanız vardı. (“PC versiyonunda bazı oyuncuların karşılaştığı ve bana hakkında rehber yazdırtan sorunlardan bahsetmeyelim” demeyi çok isterdim ama yazının ilerleyen bölümlerinde bundan bahsetmek zorunda olduğumu tahmin ediyorsunuzdur.) Ardından aslında kaliteli olan ama Arkham standartlarına göre zayıf kalan bir prequel. Bazı oyuncular Arkham serisini bir üçleme olarak kabul eder ve Origins’i dışarıda bırakırlar. Eğer Arkham serisi bir üçlemeyse, herhalde The Dark Knight serisi ile karşılaştırmamak olmaz. Şaşırtıcı derecede kaliteli bir başlangıç, bu kaliteyi daha üst seviyeye taşıyış(ancak ben her zaman Batman Begins’i daha çok sevmişimdir.) ve tartışmalı bir veda. Tarih tekerrür etti ve Arkham Knight da oldukça tartışmalı bir son oldu.

Herşeyin suçlusu Iron Galaxy Studios mu?

Batman

Öncelikle şunu söyleyeyim: Bir oyuna not verirken oyunun teknik sorunlarından dolayı puan kırmak abesle iştigaldir. Eğer böyle yapılacaksa pek çok oyuna verilen puanlar tekrar gözden geçirmelidir. Örneğin bu oyun gibi Unreal Engine 3 isimli rezalet motoru kullanan oyunların önemli bir kısmı tekrardan sorgulanabilir. Problemden anladığı tek şey performans düşüklüğü olan ve azınlığın yaşadığı sorunları görmezden gelenler, sözgelimi Bioshock Infinite hakkında ettikleri kelamları tekrardan gözden geçirmeliler. Ya da çökmeden duramayan, sistemdeki sorunları yakalama konusunda stres testlerinden çok daha iyi performans gösteren, berbat kodu yüzünden çöken, bazı sistemlerde stabil çalıştırmak olanaksız olan, düşük grafik kalitesine rağmen deli gibi kasan bir sürü oyun var. Yüzlerce oyun bitirmiş biri olmamama rağmen bir çırpıda Arkham Knight’tan daha sıkıntılı, hatta tamamen kendi bozuk kodundan dolayı daha sorunlu bir sürü oyun sayabilirim.

Arkham KnightOyun hakkındaki Oyunun PC sürümündeki problemler hakkında Iron Galaxy’i günah keçisi ilan edenler, yaptıkları işi ciddiye almayan, oyunlara “çocuk eğlencesi” gözüyle bakan profesyonellerdir. Kısmen haklılar, Iron Galaxy çok kötü bir iş çıkarmış. Bayağı hatalılar. Ancak bu işte “epic fail” bir oyun motoru ile yıllarca insanlara çektirmediğini bırakmamış Epic Games ve “Bunu PC’ye port eden ne kadar zorlanacak?” acaba sorusunu sorduktan sonra “Amaan boşver yaa” diyen Rocksteady kadar hatalı değiller.değerlendirmemde teknik sorunları ölçüt almayacağım. Bunlardan da yazının ilerleyen bölümlerinde bahsedeceğim.

Grafikler, müzikler ve oynanış

Arkham Knight

Arkham Knight oldukça tartışmalı bir yapım. Kimileri serinin eski oyunları kadar kaliteli olduğunu söylerken, başkalarına göre öncekilerin mirasını yiyen vasat bir oyun. Ben iki görüşün arasında kaldığımı söyleyeceğim. Değerlendirmeye ilk olarak kolay olan kısımdan yani grafiklerden başlayacağım.

Eski nesil konsolların boş verilmesi cesur ama doğru bir hamle olmuş. En üst ayarlarda harika bir görsellik sunduğunu rahatça söyleyebilirim. Yeni patch ile PC versiyonunda film grain ve chromatic aberration’ı kapatabilmemiz sevindirici.

Müziklerin de atmosfere olan uyumluluk ve kalite bakımından da kalburüstü olduklarını söyleyebiliriz. Ama gene de bir Arkham City değiller.

Arkham Knight

Oynanış ise bana göre Arkham City’den daha kötü. Arkham City’deki yan görevlerin hiçbiri gereksiz değilken burada sadece oynanış süresini uzatmak için konmuş gibi duruyorlar. Hele ki birazdan bahsedeceğim Hush ile olan hesaplaşmamızda olduğu gibi, bosslarla yapılan dövüşlerin çoğu sıkıcı. Oyunun büyük bir bölümünde kullandığımız Batmobile’in kontrollerinin de fiziklerinin de iyi olmadığını söylemem gerekir. Kardeşlerine göre tek artısı, ailenin “açık dünya oynanışı hissi”ni en iyi veren üyesi olması.

Hikaye ve anlatımı

Geri kalan her şey hakkında kısa kısa yorum yaptıktan sonra en önemli meseleye yani oyunun senaryosuna gelebilirim. Arkham serisini bir efsane yapan atmosfer ve senaryodur. Bu konuda sanırsam herkes benimle hemfikir. Peki, serinin son oyunu bu konuda ne durumda? Kara şövalyenin bu macerası bizi bambaşka diyarlara götürüyor mu? Oyun efsanevi bir öykü mü anlatıyor? Batman Gotham’a unutulmaz bir veda(?) mı ediyor?

Bu konuda hiç olumlu konuşamayacağım. Atmosfer açısından bakarsak duygusal anlamda bekleneni veren sahneler yok değil. Oyunun Knightfall Protokolü öncesindeki finali, Scarecrow ile son karşılaşmamız, zihnimizde Joker ile savaşımız gerçekten on numara olmuş. Knightfall Protokolü ve tartışmalı sonu da mükemmel. Fakat örneğin Arkham Knight’ın kimliği heyecan ve gerilimin dorukta olduğu bir sahne ile bize sunulabilirdi, herkesin oyunun gizemli düşmanının kim olduğunu rahatça tahmin etmesine rağmen. Peki ya başlangıca ne demeli? Oyunu memur Owens’ın gözünden oynamaya başlamamızın büyülü bir tarafı mı var? Görselliğin teknik olduğu kadar sanatsal anlamda da iyi kotarılmış olması ve  müzikler de olmasa atmosfer açısından tam bir fiyasko diyeceğim.

Deathstroke

Oyunun atmosferinin zayıflığının elbetteki en büyük sebebi hikâye anlatımı ve hikayenin zayıflığı. Arkham City’de “bu adam bir sonraki oyunda başımıza çok büyük bela olacak” dediğimiz Hush “Dağ nasıl fare doğurur” konulu ders veriyor. Güvendiğimiz öbür dağlar olan Deathstroke’a da, Penguin’e de, Two Face’e de karlar yağmış durumda. Kendine ait bir DLCsi olan Harley Quinn de bekleneni vermekten uzak. Zaten en kaçık villainlardan biriyken, Joker’in ölümünden sonra daha fazla şey yapabilmesini beklerdim. Bunların her biri iz bırakarak veda etmeliyken sadece karşımıza çıkıp kolayca kaybediyorlar ve oyunun konusuna bir şey katmıyorlar.

Hikayenin çelişkileri, boşlukları ve diğer hataları da saymakla bitmiyor. Riddler’ın o tuzakları kurup onca trophy’i Batman’e görünmeden şehre dağıtması zaten tuhaf bir şey. Buna getirilen açıklama da mantıksız. Oyunda mutlaka Riddler ile uğraşmamız gerektiği için buna hoşgörüyle yaklaşabiliriz. Ancak her kusuru da bu kadar kolay kabullenemeyiz. Örneğin Barbara’ nın intihar sahnesi. Scarecrow bizim ne göreceğimizden nasıl bu kadar emin? Korku gazının ne şekilde etki edebileceği bu kadar kolay mı tahmin ediliyor? “Arkham Knight bu konuda Scarecrow’a ipucu vermiştir” diyebilsek de bu tam tatmin edici bir izah değil. Arkham Knight’ın Batman’in açıklarını kullanmasından bahsetmişken neden aklına insansız drone tankların içine askerlerini yerleştirerek Batman’in öldürmeme kuralından istifade etmeyi düşünmedi? Hatta masum halktan birilerini de kaçırıp Batman’i daha da zor durumda bırakabilirdi. Bunun yanına saçmalık diyemeyeceğimiz ama açıklanması gereken yerler de var öyküde.

Barbara Gordon

Karaktlerin de çoğunun beklenenin altında kaldığını ve ağırlıklarını koyamadıklarını söylemem gerekir. Alfred haricinde Batman’in tüm müttefikleri “kurtarılmayı bekleyen prenses” konumuna düşüyorlar. Jim Gordon, Nightwing, Poison Ivy, Catwoman, Oracle, Robin. (Bu durum Joker’in de dikkatinden kaçmıyor elbette.) Tim Drake’in öyküde daha önemli bir yeri olmasını beklerdim. Villainların etkisizliğinden daha önce bahsetmiştim. Arkham Knight’ın bu kadar fazla zayıf noktasını bildiği Batman’e karşı yapabildiği planların yetersiz kalmasını yeterince motive olamamasına mı bağlayalım? Gerçekten devleşen ve bizi biraz da olsun teselli eden tek isim sadece Scarecrow oluyor, villainların içerisinde bir tek o hayal kırıklığı yaşatmıyor.

Hikaye ve anlatımını Arkham standartları ölçüsünde değerlendirdiğim için bu kadar eleştirdim. Yoksa gene de ortalamanın çok üstünde bir konu var. Batman’in işin sonunda çivi çiviyi söker taktiğini uygulayarak Korku Gazı’nı Joker ile, Joker korkusunu korku gazıyla, Scarecrow’u ise güvenmekten vazgeçmediği Jason sayesinde alt etmesi kahramanımıza yakışan akıllıca bir taktik. Arkham Knight’ın kimliğinin sürpriz olmaması bana göre eksi değil. Batman ile olan ilk karşılaşmalarında “Ölme zamanı yaşlı adam” dediği anda Batman çizgi romanlarına aşina olan herkes kim olduğunu tahmin etmiştir.

Oyundaki göndermeler

The Joker

Ayrıca senaryo boyunca karşılaştığımız güzel referanslar da oynanış keyfini arttırıyor. Oyunun açılışında çalan Frank Sinatra’nın “I’ve Got You Under My Skin”i dehşet bir gönderme olmuş. Bunun gibi ileride neler olacağına dair ustaca yerleştirilmiş ipuçları var. Joker’in eğlenceli şarkısının “Beni evime, tımarhaneye götür” sözü, Henry Adams’ın karantinadakiler içerisinde tip olarak Joker’e en çok benzeyen kişi olması ve en güzeli de Scarecrow’un planlarını “Ne görüyorsun Batman? Korku tarafından yutulmuş bir şehir? En çok güvendiklerin tarafından (Jim Gordon) ihanete uğrayışın? En karanlık sırrının açığa çıkışı?” sözüyle açıklaması sayabileceklerimden bazıları. Cadılar Bayramı’nda Batman’in maskesinin düşüşü de iyi bir gönderme. Oyunun Pauli’s Diner’da başlaması yoluyla da bu oyunun senaryosunu yazmayan ama Arkham Asylum ve Arkham City’de müthiş bir iş çıkarmış olan Paul Dini onore edilmiş. Jerry Robinson da unutulmamış. Joker’i yaktığımız krematörün üzerinde ismini görüyoruz.

The Ghost in Gray poster

DC Evreni’ne ve Batman çizgi romanlarına sayısız referans var. Elbetteki çizgi roman uyarlamalarına da. Knightfall Protokolü, Superman, Queen Endüstrileri, Black Canary, Lex Luthor’un Uygulamalı Bilimler’i satın almak istemesi(kendisi bana göre Batman’i yok etmek için 3 milyar dolar harcayan Arkham Knight’ın baş finansörü), Barbara Gordon’ın Birds of Prey logolu bilgisayarı, Alec Holland, The Ghost in Gray posterleri(Gray Ghost Batman The Animated Series’de görülmüştür), Shakespeare büstü ve Batman patlamakta olan ACE Kimya Fabrikası’ndan Batmobile ile çıkışı bunlardan bazıları.

İnce ayar gerekli mi?

The Riddler

 

Oyunun sorunları çok konuşulan PC versiyonunu sorunsuz oynama yolu var mı? Takılma ve performans düşüşü olmaması için Ekim sonunda oyunun adam edilmiş olduğu iddia edilen sürümünün raflara düşmesini mi beklemek zorundasınız?

Tüm sorunları çözmek için evet ama takılmaların çoğundan kurtulmak için hayır. Config dosyaları üzerinden yapılacak bir ince ayar, sorunların tamamını olmasa da çoğu sistemde önemli bir kısmını çözüyor.

Catwoman

Daha önce kısaca bahsettiğim gibi oyunun temel problemi Unreal Engine 3’ün texture stream edişi ile ilgili sorunları ve Rocksteady’nin “Sadece tek bir yükleme ekranı olacak” şeklindeki görüşü. Oyun sorunları için sürekli Iron Galaxy’e yüklenen kesim aylardır neden Rocksteady’nin hala adam edememesini ve Ekim sonuna tarih vermesini açıklayamıyor.

Stream edilmesi gereken textureların ağır bir yük oluşu ve bunu adam gibi yapma kabiliyeti olmayan bir motor 8 GBlık belleği hem grafiğin hem genel kullanımın emrine amade etmiş konsollar için sorun değil.

Oyunun orijinal config dosyası tüm sistemleri, özellikle de low-end sistemleri düşündüğü için bize inanılmaz derecede optimizasyondan uzak bir çözümsüzlük sunuyor.

Bu config dosyası ayarlarından uzun uzadıya bahsedip, hangi sistemde neyin yapılması gerektiği, hangi değerin ne anlama geldiği hakkında yazıp yazmamayı uzun süre düşündüm. Ancak Rocksteady oyunun sorunlarını düzelttiğini iddia ediyor. Tüm ayarlar hakkında yazdığım takdirde yazının uzunluğu 3-4 katına çıkacak ve ne yalan söyleyeyim, bu kadar şeyi uğraşıp da yazacaksam emeğime değsin istiyorum. Kaldı ki, daha önce de bahsettiğim gibi bu ayarlamaların problemleri tamamen gidermediği gerçeği de var. O yüzden şimdilik yapımcıların sunduğu çözümü bekleyeceğim, eğer Arkham Knight’ı yağ gibi akan ve sıfır sorun çıkartacak bir şekilde oyunculara sunacaklarsa kapsamlı bir yazı yazmama gerek yok. Oyundaki problemler eski tas eski hamam devam ediyorsa yazının bu bölümünde değiştirilmesi gereken değerleri ayrıntılı bir şekilde açıklayabilirim belki.

Man-Bat

Ancak gene de çok yüzeysel bile olsa ufak tüyolar vereyim: BmEngine.ini’deki [TextureStreaming] kısmında yer alan MinTextureResidentMipCount’ı mümkün olduğunca düşürün. DropMipLevelsLimit, StopIncreasingLimit ve StopStreamingLimit, MaxTimeToGuaranteeMinMipCounte ve de MinRequestedMipsToConsider kurcalamanız gereken ayarlardan. Sebep oyundaki MipMap seviyelerinin stream işinde bizi zorlaması. Normalde 4096x4096lık texturelar için kullanılması gereken Mip seviyesi olan 13 yanlış hatırlamıyorsam default değer olarak geliyor. (Aynı mantıkla 2048×2048 için 12, 1Klık texturelar içinse 11 tane olması lazım. Ki bana göre bunlar bile çok fazla. Çünkü 4Klık texture için 13 tane mip kullanıldığında en düşük texture 1×1 oluyor. Ne gereği olduğunu anlamış değilim.)UseTextureFileCache’i default olarak True görüyorsanız False yapın. Texture pool size ve HysteresisLimit konusu ise biraz karışık. MinEvictSize da kurcalamanız gereken bir ayar.

Bunlar üzerinde oynama yapmanız gereken değerlerden sadece bazıları. Ancak hiç değilse bunlarla uğraşmak sorunlarınızı biraz da olsa çözecektir.

Professor Pyg

Config ayarları haricinde oyunun ayar menüsü gelen geçici yama ile elden geçirilmiş. Film Grain saçmalığından kurtulabiliyorsunuz. Chromatic Aberration çirkinliği de kapatılabiliyor. Enhanced Light Shafts da çok güçlü bir GPUnuz yoksa kapatmanız gereken ayarlardan ancak Enhanced Rain sanıldığı kadar kart zorlayıcı değil. Anizotrop Süzme örneklem sayısını da config dosyası üzerinden halletmeniz gerekiyor.

Sonuç

Scarecrow Fear Toxin
Yazının, özellikle de belirli kısımların çok yüzeysel kaldığının farkındayım. Arkham Knight daha iyi bir oyun olsa daha kapsamlı bir inceleme yazısı yazmayı düşünürdüm. Ama maalesef beklentilerimin biraz altında kalan bir oyun oldu. Oyuna illa not vermem gerekirse 100 üzerinden 85 verebilirim. Eksikleri ve daha iyi olma potansiyeli olsa da Arkham serisine veda edişimiz gene de nahoş olmadı diyebiliriz.

Kaynak: Carnage86 Blog